Sosyal medya kapanıyor mu, kapanmıyor mu ara sıra gündemlere düşen bir konu. Sosyal medya özellikle son yıllarda sosyal medya platformlarının kullanıcı sayılarında yaşanan artış ve toplumu bu kadar çok etkilemesi sebebiyle siyasetçilerin çok önem verdiği bir yer oldu. Bu yazımda son yıllarda sosyal medyanın siyasete, topluma etkisinden bahsedeceğim.

Sosyal medya platformlarının kapatılması sadece Türkiye’de değil, yakın zamanda ABD’de konuşuldu hatta bir sosyal medya kararnamesi hazırlandı. Devlet Başkanı Donald Trump, Twitter’ın “bilgiyi doğrula” seçeneğini hedef alarak bu seçeneğin getirilmesi siyasi hareket olduğunu vurgulamıştı. Dünyanın en çok kullanılan sosyal medya platformlarından olan Twitter’ı tekelcilik ile suçlamış ve şunları söylemişti: “Twitter, saygın bir şirket olmasa ve hukuki hakkım olsa Twitter’ı da kapatırdım. Bu konuda avukatlar ile görüşüyoruz, hukuki bir süreç yürüteceğiz.”

ABD Başkanı şimdi bunları söylerken, geçtiğimiz yıllarda defalarca sosyal medyanın güçlü bir araç olduğunu ve değer verdiğini söylemişti. Hatta kazandığı son seçimde sosyal medyanın gücünden sonuna kadar yararlanmıştı. Seçim zamanı yaptığı bazı yasa dışı şeyler, Facebook gibi büyük şirketlerin itibarlarına büyük zararlar verdi. Trump’ın seçim zamanı yaptıklarını ve Cambridge Analytica şirketiyle alakalı belgeseli izlemek için The Great Hack. Ayrıca bu yazımda Cambridge Analytica ve ABD Başkanlık Seçimi ile alakalı bilgiler de vereceğim.

Sosyal Medya, Siyaset, Toplum

Siyasiler, insanları Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya platformları aracılığıyla kolay bir şekilde yönlendirebileceklerini biliyorlar. Lakin bence kaçırdıkları birkaç nokta var. Hem Türkiye’de hemde dünyanın birçok yerinde siyasiler sosyal medyaya hemen alışamadılar. Bu yüzden bazı ülke siyasetçileri sosyal medyayı gayet iyi kullanırken, bazı ülkeler hatalar yapıyor. O hatalardan bazılarını size anlatacağım.

Sosyal Medya ve Gerçek Hayat Farkı

Saadet Partisi ve Temel Karamollaoğlu. Saadet Partisi özellikle Twitter ve Instagram aracılığıyla gençlere yönelik çok güzel çalışmalar yapıyor. Yaptıkları çalışmaların çoğu genelde gündem oluyor ve seviliyor. Çalışmalarına örnek verecek olursam:

Saadet Partisi Maske Tepkisi

Saadet Partisi tarafından paylaşılan bu video, kullanıcılar tarafından özellikle genç kitle tarafından çok beğenildi ve yaratıcı bulundu. Aynı partinin bunun gibi bir sürü yaratıcı ve kitleler tarafından beğenilen çalışmaları var. Gel gör ki bu beğeniler seçimlerde hiçbir karşılığını bulamıyor. Saadet Partisiyle birlikte diğer partilerinde kaçırdığı bir nokta şu: Sosyal medya kullanıcıları sizin attığınız tweetleri, gönderileri beğenebilir veya paylaşabilir. Bu sizi destekleyeceği anlamına gelmez. Sosyal medya üzerinden yaptığınız çalışmalarınız ile gerçek hayatta yaptıklarınız bir olmazsa aldığınız beğenilerin size yararından çok zararı olabilir.

Nasıl zararı olabilir ki, gündem oluyorlar istedikleri zaten bu değil mi diyebilirsiniz ama siyasilerin sosyal medya üzerinden yaptıklarıyla, günlük yaşamda yaptıkları arasında fark olunca doğal olarak insanlar siyasilere olan güvenlerini kaybediyorlar (Kullanıcıların artık pek güven duyduklarını sanmıyorum.). Kısaca şunu demek istiyorum; siyasiler, markalar veya topluluk yöneticileri, kullanıcılara nabza göre şerbet vermemeliler. Kullanıcıların aklıyla dalga geçmemelidir.

Etkili ve Doğru Paylaşımlar

Kullanıcıların birçoğu artık daha dinamik ve hızlı bilgi almak istiyor. Bu yüzden yapılan paylaşımların daha dinamik, daha dikkat çekici olması çok önemli. Yapılan paylaşımlarda doğru ve net bilgi vermek çok önemli. Artan medya okuryazarlığı oranıyla söylediğiniz ufacık bir yalan veya gözden kaçan bir hata, size pahalıya mal olabilir. Sosyal medya platformları sadece özel gün kutlama platformları değildir. Bazı siyasiler, biraz takipçi satın alıp, sadece özel günleri kutlayıp, birkaç açıklamasını yayınladığında sosyal medyayı etkili kullandığını sanıyor. Ne yazık ki durum bu. Etkili yönetimle alakalı son zamanlarda çokça rastladığım bir sosyal medya gönderisini sizlere göstereceğim.

Yeni Zelanda Başbakanı 2 Dakika’da İcraatlarını Anlatıyor.

Bu video kullanıcılar için izlenebilir ve anlaşılabilir bir video. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, bu açıklamayı böyle değil bizim siyasilerin yaptığı gibi yapsaydı, bırakın tüm dünyada gündem olmayı kendi ülkesinde bile gündem olamazdı.

Bu yazımda daha fazla siyasete girmek istemediğim için sosyal medyanın siyasete etkisini başka bir yazımda ayrıntılı olarak anlatacağım. O yazı biraz daha sayılarla ve araştırmalarla dolu olacağı için bu yazıyı araştırmalar ile doldurmak istemiyorum.

Cambridge Analytica, Trump, Facebook

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimler sırasında en çok kullandığı propaganda aracı sosyal medyaydı. Bu aracı o kadar iyi ve ayrıntılı kullandılar ki seçimi kazanması imkansız gözüyle bakılırken, seçimi kazanabildi. Donald Trump’ı başkan yapan boy farkı, Cambridge Analytica, Instagram, Facebook gibi dijital şirketler sayesinde oluşmuştur. Olayların üzerinden her ne kadar 4 yıl geçmiş olsa da, dünya üzerinde görülen en garip ve en etik dışı dijital olaylardan birisidir bana göre.

Cambridge Analytica, veri analizini ve stratejik iletişimi birleştiren siyasi danışmanlık firmasıdır. Alexander Nix tarafından kurulmuştur. Dünyanın birçok ülkesinde siyasi danışmanlık vermiş ve siyasi seçimlerde büyük rol oynamıştır. Diğer ülkelerde yaptıkları siyasi analizleri, kullanıcı modelleme gibi çalışmalarını ABD Başkanlık Seçimi ve Brexit ile zirveye taşımışlardır.

Kullanıcı modelleme çalışmalarıyla alakalı Alexander Nix 2016 yılında şunları söylemişti: “Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde her bireyin dört ya da beş bine yakın veri noktası var… Bu yüzden ABD’deki her yetişkinin kişiliğini, yaklaşık 230 milyon kişiyi modelliyoruz.” 230 milyon kişi neredeyse ABD nüfusunun %75’ine denk geliyor. Modelleme o kadar gelişmiş bir modelleme ki, sınırlı sayıda beğenileriniz analiz edilip sizin yapacağınız bir sonraki hareketi en yakın arkadaşınızdan veya en yakın akrabanızdan daha doğru şekilde tahmin ediyor.

Kullanıcı modellemeleri sayesinde insanların ABD seçimlerinde kimlere oy verebileceklerinin analizini yapan bu şirket, sadece analizleri yapıp bırakmamış. Trump’a oy verebilecek potansiyele sahip ama analizler sonucunda kararsız olarak gözüken insanları Trump’a oy vermeleri için sürekli mesajlar göstermişler. Bu mesajları açık açık değil, gizli gizli sanki normal bir kullanıcıymış gibi Facebook gruplarıyla, sosyal medya gönderiyle yapmışlar. Facebook grupları güvenilir mi değil mi sorusu da bu olaylar ile başladı diyebiliriz. Güvenli mi değil mi öğrenmek için bu yazımı okuyabilirsiniz: Facebook Güvenli Mi?

Amerikan medyası Trump’ı şeytani figürmüş gibi gösterse bile sosyal medya gücünü çok iyi kullanan Trump ABD Başkanı seçildi. Yıllardır ABD Seçimlerini yönlendiren klasik medya bu seçimle birlikte büyük bir şok yaşamıştı. Bu örnekle bile sosyal medyanın artık ne kadar çok güçlü ve etkili olduğunu anlayabiliriz.

Yani Donald Trump siyasi aktivist ilan ettiği Twitter’ı aslında yıllar önce kendi yararına kullanıyordu. Ne zaman ki rüzgar arkasından değilde önünden esmeye başladı işte o zaman sosyal medyayı tehlikeli bir araç olarak adlandırmaya başladı.

Twitter, Youtube Kapanıyor Mu?

Türkiye’de We Are Social 2020 Türkiye Raporuna göre 77 milyon telefon kullanıcısı, 62 milyon internet kullanıcısı, 54 milyon sosyal medya kullanıcısı var. Facebook, Instagram, Twitter, Youtube en çok kullanılan sosyal medya platformları arasında. Dünya çapında çoğu platformunda aktif kullanıcı bakımınından ilk sıralarda bu yüzden sosyal medya platformları için Türkiye’de yasaklanmak ekonomik olarak bir etkisi mutlaka vardır ama Türkiye ekonomisi için daha büyük olabilir. Türkiye’de sosyal medyanın kapatılmasını bile konuşmak büyük markaları tedirgin edip, reklam yatırımlarını düşürülebilir. Büyük markaların dışında e-ticaret faaliyetleriyle uğraşan insanların gelirlerinde düşüşler yaşanabilir. Yani uzun lafın kısası sosyal medya platformları hemen kapatılabilecek bir yer değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden sonra paylaşılan birkaç tweet’i sizinle paylaşacağım.

Zaytung
Scofield

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden sonra bir taraf #SosyalMedyamaDokunma etiketiyle tweet atarken karşı #SosyalMedyaYasasıCıksın etiketiyle tweet attı. İşin komik yani ise sosyal medyanın kapatılmasını, sınırlanmasını destekleyen tweetlerini yine sosyal medya üzerinden yazmaları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelen tepkilerden sonra sosyal medya ile alakalı yanlış anlaşıldığı açıklamasıydı.

Aktif bir sosyal medya kullacısı olarak, sosyal medya platformlarını kapatmak veya sınırlandırmaktansa toplumun medya okuryazarlığını arttırmak daha faydalı olacağını düşünüyorum. Başka bir yazıda görüşmek üzere…