Vizesiz Avrupa Nasıl Vizeli Avrupa Oldu?

Vizesiz Avrupa her Türk gencinin hayali… Vizesiz Avrupa nasıl vizeli oldu onu size anlatıcam bu yazımda, iyi okumalar…

Hiç aklıma gelmezdi, güzelim bloğuma böyle bir konuyu yazarak başlayacağım. Yani en azından Breaking Bad, La Casa De Papel veya Once Upon a Time in Hollywood ile alakalı bir şeyler yazarım diye düşünüyodum. Aramızda kalsın bu günlerde bu konular personal blog sayfalarında en çok tıklanan konular arasında. Neyse, şimdi gerçek olayımıza dönelim. Bu yazıda sizi ve kendimi Türkiye’nin AB vize süreciyle alakalı bilgilendiricem.

Peki bu konu nerden çıktı derseniz, dün gece Twitter’da,Instagram’da 1.1 M Takipçicisi olan fenomenin, Lviv’de ve cringe hareketler yaptığını görünce bu konu hakkında bir şey yazabilirim diye düşündüm. Şu anda bizler Avrupa Birliği sınırları içerisinde dolaşmak için Schengen vizesi alıyoruz. Bu Schengen vizesi 26 ülkede geçerli ve eğer sizin schengen vizeniz varsa bu 26 ülke içerisinde sanki Türkiye sınırları içerisinde bir ilden bir ile gider gibi bulunduğunuz ülkeden başka bir ülkeye gidebiliyosunuz. Yani Avrupalı gençler hiçbir vize zorunluluğu olmadan istedikleri gibi seyahat edebilirken, Türkiye Pasaportuna sahip olan gençler binbir zorlukla birlikte vize almak zorunda. Ama tabii bu hep böyle değildi. Türkiye bir zamanlarda diğer AB ülkeleri gibi vize serbestliği hakkına sahipti. Hatta bu uygulamanın başlamasına katkı sunan ülkeler arasındaydı. 

Avrupa Seyahati
Vizesiz Seyahat

Peki bu Schengen olayı, vize serbestliği nasıl başladı? Türkiye nasıl dahil oldu? 

İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa Konseyi, üye devletlerinin birbirlerini daha iyi tanıması ve iki büyük savaş geçirmiş olan bu coğrafyanın barış içerisinde yaşaması amacıyla vize serbestliği konusunu gündemine aldı. 7 yıl süren çalışmaların ardından, tarihler 1957’yi gösterdiğinde “Avrupa Konseyi Üyesi Ülkeler Arasında Şahısların Serbest Dolaşımı Anlaşması” imzalandı. Türkiye 1949 yılında üye olduğu Avrupa Konseyinin bu anlaşmasını, birçok üye ülke gibi 1960 yılında imzaladı. Ülkelerin 1960 yılında bu anlaşmayı imzalaması sonrasında üye ülkeler arasında uygulanan karşılıklı vize uygulamalarının hepsi karşılıklı olarak kaldırıldı ve artık Konsey ülkelerinin vatandaşları özgürce istedikleri ülkede dolaşabiliyorlardı.

Vizesiz Avrupa Rüyası Devam Etti mi ?

Lakin bu durum diğer konsey ülkelerine nazaran Türkiye için çok uzun sürmedi. Uzun yıllar süren siyasi, ekonomik karışıklıklar ve Avrupa ülkelerine yapılan aşırı göçler (özellikle Federal Almanya) nedeniyle Konsey ülkeleri Türkiye’nin “Vizesiz Avrupa” dan çıkarılması konusunda görüşmelere başlamışlardı. İlk olarak Türklere vize uygulamasını geri getiren ülke, 9 Temmuz 1980 tarihinde Federal Almanya oldu. Ardından Fransa 30 Eylül 1980 tarihinde asayiş nedeniyle Türklere vize uygulamasını geri getirdi. Tüm bunların yaşanmasında özellikle siyasi karışıklar ve 1980 darbesi sonrasında aşırı sayıda Avrupa ülkelerine yapılan göçler neden oldu. Yani Türkiye hiçbir AB ülkesine vize uygulamazken, günün sonunda neredeyse tüm AB ülkeleri vize uygulamaya başladı. Bu durum tabi 1980-2000 yılları arasında Türkiye’den yapılan göçlerin,ilticaların fazlalığı nedeniyle üzerinde pek konuşulmadı. 

2000li yılların başından itibaren bu vize serbestliği konusunda Türkiye çalışmalar yapmaya başladı. Hatta Avrupa Birliği ile 2013 yılında “Geri Kabul Anlaşması” imzalandı. Bu antlaşma Türkiye’nin göçmenler konusunda elini kolunu bağlayan anlaşmalardan biri olmuş olabilir. Çünkü 28 AB ülkesine Türkiye üzerinden kaçak giriş yapmış üçüncü ülke vatandaşlarının otomatik olarak Türkiye’ye iadeleri gündeme gelecek ve Türkiye çoğu zaman bu kaçak göçmenleri geldikleri ülkelere gönderemeyecek. Yani şu an yan komşunuz bir Suriyeli, Iraklı veya Afganistanlıysa büyük ihtimal bu anlaşma sonrasında Türkiye’ye gelen göçmenlerdendir. Eğer Türkiye bu göçmenleri geri göndermek isterse bu sefer önüne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi engeli çıkacak. Yani göçmenlerin gönderilmesi sonucu bir sürü sorunla karşılaşıcaktık. Ayrıca AB, bu anlaşma sonucunda vizelerinin kaldırabileceklerini söylemişlerdi. Eğer vizeler kalkmazsa Türkiye anlaşmayı iptal edebilirdi ama ne yazık ki Türkiye bu anlaşmayı yıllar boyunca iptal etmedi. Sonunda 2019 Temmuz ayında anlaşmanın askıya alındığı açıklandı. Ama yıllar boyunca yürürlükte olan bu anlaşma sonucunda ortaya çıkan büyük maddi yükü yıllarca taşıdı, ülkede kalan göçmenler sonucu hala taşıyor. Ayrıca ne yazık ki bu yük sadece maddi değil. 

Pasaport ve Avrupa
Vizesiz Avrupa

Vizesiz Avrupa’da Bir Fenomen !

Gelelim bu “fenomen” arkadaşın Lviv’de yaptığı salak saçma hareketlere. Bir sosyolog veya psikolog değilim ama hiçbir yeteneği olmayan ve tek amacı ünlü olmak olan insanların genelde bu şekilde saçma, cringe ve bomboş hareketler yaptığını görüyorum, görüyoruz. İşte burada bence sorunlardan biri bu tür salak salak işler yapmayı marifet gören insanlara prim veren ve destekleyen insanlarda. Bu hareketleri yapan kızımızın İnstagram hesabını takip eden 1.1 Milyon kişi var. Bu insanların sahip olduğu bu yüksek takipçi sayılarını görünce nicelik mi yoksa nitelik mi ? sorusu aklıma geliyor.

Diğer sorunlardan biride bence bu tür “influencer”ların markalardan, ajanslardan sürekli iş alabilmeleri. Bu arkadaşın son yaptığı anlaşma Philips ile. İşin komik kısmıda Philips’in gelip bu tür bi pr çalışmasından medet umması. Yani neden Philips gelip bu kızla işbirliği yapıyor? Neden birlikte çalışıyor? Neden on binlerce lira ödüyor diye sorgularsak binbir türlü şeyden bahsetmemiz gerekir. Neyse konuyu çok saptırmadan sadede geleyim. Bizim sosyal medya kullanıcılarımız eğer bu tür insanların bu tür hareketlerine prim vermeye devam ederse, bunlar bunu yapmaya devam edecek. Ki bence bu tür durumlarda sadece sosyal medyanın tepki göstermesi yetmez, daha büyük yaptırımlar gerekir. Çünkü ülkesinin güzelliklerini tanıtmaya çalışan milyonlarca gencin emeğini, bir salak “fenomen”in, salak bir hareketiyle yok olabilir. İşte bu yüzden, sosyal medya kullanıcıları olarak bu tür hareketlerin net bir şekilde tepki göreceğini göstermek gerekir ki bu tür hareketleri yapmaya cesaret edemesinler. 

Neyse, biz devam edelim vize başvurusu için 80 euro ödemeye, vize randevularını ve ardından acaba vize verdiler mi? diye beklemeye. Beklerken sıkılmamak için size 3 belgesel önerisi bırakıyorum…

Kaynak: 1 2 3 4 5